top of page
  • Pinterest

Kuruluş Fikri

Sanayici, İşadamı, Tüccar ve Çiftlik sahibi olan Mütevellizade Mehmet bey çok zor dönemlerden geçmişti. Yunan işgali sonrası sahip olduğu her yer yunan işgal kuvvetleri ve onların emrindeki yerel ayrılıkçı kuvvetler tarafından yakılıp yıkılmıştı. Bir harp geçmişti. Ama etkileri devam ediyordu. Memleketin hızla ayağa kalkması gerekiyordu.

Harp öncesinde kurduğu Ateş Değirmeni de yakılıp yıkılmıştı. 

Aynı yerde yeni bir tesis kurmak istiyordu.

Bunun için Uşaklı işadamlarına aynı yerde bir kiremithane kurma fikrini açtı. "Yeri ben vereceğim. Kuruluş Sermayesini de ben koyacağım. Siz de işletme sermayesini koyun, Uşak'a bir fabrika getirelim" dedi.

Bu fikri kabul gördü. Uşak yakılmıştı. Yeniden evler yapılması gerekiyordu. Kiremit çok önemliydi. Tamamen yurt dışından ve çoğunlukla Marsilya'dan geliyordu.  Marsilya kiremiti benzeri bir ürün ortaya çıkarmak istiyordu. Marsilya kiremiti hem dayanıklı hem de birbirine kilitlendiği için sağlam bir çatı oluşturuyordu. 

Bu görüşmeleri yürüten Mehmet bey hasat zamanı olduğu için her zaman ki gibi ailesi ile Şükraniye'ye (Calisa)  geçti.  Fransa'da iş için bulunan Ragıp bey kendisine bir hediye paketi göndermişti. Eşi Ayşe hanım; Paketi açtı. Mektubu birlikte okudular. Ragıp bey gördüklerini, yaşadıkların bir bir anlatıyordu. Bir kutunun içinde beyaz kesme şeker göndermişti. 

"Mehmet Bey, Ayşe Hn,, her akşam çay içiyorsunuz, içine pekmez atıyorsunuz, bir kere de bunu deneyin. Bu şeker pancardan üretiliyormuş. Çayın tadını getiriyor. denemeniz için taktim ediyorum" diye yazmıştı.

Ayşe Hanım; Mehmet bey çayı demlettim, bir deneyelim bakalım Ragıp Bey'in icadını dedi. Çay geldi. Kupalara konuldu. Mehmet bey tutucu bir insandı. Ama eşi Ayşe hanıma itiraz edemezdi. Ayşe hanım, Mehmet beyin çay kupasına 2 tane şeker attı, kaşık ile karıştırdı. Mehmet bey bu çorba gibi olmasın deyip güldü. Mehmet beye çay kupasını uzattı Mehmet bey çayı sıcak severdi. çorbayı da mangalda yerdi.  kupadan bir yudum aldı, sonra bir yudum daha aldı. Ayşe hanım bu denk olmuş dedi. Ayşe hanımda bir yudum aldı. Oooo dedi. Bu tam da çaya göreymiş. sağ olsun Ragıp bey. 

Sonra her zaman olduğu gibi Mehmet bey bütün yaşadıklarını bir bir Ayşe hanıma anlattı. Beraber mütalaa ettiler. 

Ertesi sabah erken kalkıldı. Ayşe hanım Mehmet beye yine kesme şeker ile sabah çayı ikram etti. Mehmet bey, bu şeker çabuk bitecek, bundan yok mu memlekette, al bari biraz da hep kullanalım dedi. 

Mehmet bey sabah çayı içerken Ayşe hanıma "ben bunu bir soruşturayım bakalım" dedi. 

O gün Uşak'a gidecekti. Kaymakam ile işi vardı. Yeni kiremit fabrikası için kaymakamlık eliyle Ankara'ya mektup yazmıştı. Cevap gelmişti. Mektubu alacaktı. 

Çarşı'da Torlak Şerif bey ile, Kabalak Kamil bey ile görüşüyor. Pekmezci Nuri'ye şekeri soruyor. Nuri efendi; Ağam duyduydum amma ondan yok bizde" diyor. Mehmet bey Nuri efendiye görev veriyor. "Nuri efendi tezelden bu şekerden tedarik et, ben kümeli miktarda alacağım" diyor. Nuri efendi tamam ağam İzmir'e sorduracağım,  orada Levanten Beno'ya soracağım. Haber veriririm ağam diyor.

Gel zaman git zaman, Mehmet bey, Nuri efendiye soruyor; Ne oldu Nuri efendi, senden ses çıkmadı, Ragıp beye mi söyleyelim, alsın da göndersin Fransa'dan bu şekeri.  Nuri efendi; ağam bu hafta geliyor, telaşlanma, tedarik ettiler diyor.

Mehmet bey, Pekmezci Nuri'yi bilirdi. Memlekette bu şeker olsa mutlaka getirirdi. Fransa'dan getirttiğine göre memlekette bu şeker yoktu.  Yine de emin olmak için ticaret vekili Sakaoğlu Hasan beye bir mektup gönderdi.  Kiremit Fabrikası Kuruluşundan bahsettikten sonra memlekette Şeker üretimi olup olmadığını, bu hususta ne düşündüklerini sordu.

Hasan bey cevaben; böyle bir imalat olmadığını, memleketin kiremite ve diğer her şeye olduğu gibi şekere de ihtiyaç duyduğunu, bu mamul için de önderlik yaparsa memnun olacaklarını belirtti.

Mehmet bey bu cevaptan heyecanlandı. Ağabeyi Ahmet bey ile görüştü. Eşi Ayşe hanım ile görüştü. Hazır Kiremit Fabrikası için bir çok görüşme ve hazırlık yaparken; şeker fabrikası için de fabrika kurabileceklerini düşündüğünü söyledi. 

Ağabeyi Ahmet bey; ben hesap kitaptan anlamam, bu işler senin işindir. Ben sana nasıl bir yardım, güç kuvvet lazımsa ben ve ailemiz yanındayız. dedi. Ayşe hanım; Mehmet bey siz bir tarla ekerken ikincisini ekmekten çekiniyor musunuz? Eğer aklınıza yatıyorsa, memlekete faydası varsa 2 fabrikayı da kurun Mehmet bey dedi.

Mehmet bey, bu istişarelerden sonra istihareye yatmaya karar verdi. 

Şeker İzmir'den gelince Kiremithane kuruluş toplantısında Mehmet bey, çay demletiyor. Her kupanın yanına 2 tane kesme şeker şeker koyduruyor. 

Efendiler bugün ön

bottom of page